Çoğu gece yalnızca oyalamak için vardır.
Nadiren bazıları senden daha fazlasını ister.
Orada olmanı.
Anlam aramanı.
Hayatın kısa bir anlığına
kendisiyle daha çok temas ettiği o anı.
Gidilen yerler vardır.
Bir de ait olunanlar.
Bu hiçbir zaman yalnızca bir mekânla
ya da bir geceyle ilgili olmadı.
Bu bir araya gelme biçimiydi.
Bir dinleme biçimi.
Neyin gerçekten ait olduğunu,
neyin sadece öyle göründüğünü ayırt edebilme haliydi.
Zaman geçirmek için düzenlenmiş sıradan bir gece değildi bu.
Gürültü ile varlık arasındaki farkı hissedebilenler için,
bir kalabalık ile bir topluluk arasındaki farkı anlayanlar için,
dikkat çeken ile iz bırakan arasındaki farkı bilenler için,
görülen ile hissedilen arasındaki ayrımı tanıyanlar için.
Gösteri değil,
çünkü gösteri geçicidir.
Her mekân bir yere dönüşmez.
Bir yer,
sezginin kendi insanlarını bulduğu anda doğar.
Zevkin taviz vermediği yerde.
Enerjinin yeterince yoğunlaşıp
hafızaya dönüştüğü noktada.
Kültürü ileri taşıyanlar için,
bunu ilan etme ihtiyacı duymadan.
Sezgiyle kuruldu.
Enerjiyle ayakta kaldı.
İçindeki insanlarla anlam kazandı.
Bir kapı kapanır.
Bu, geçmişe dönüş değildir.
Bu, önemli olan her şeyin
yeni bir biçime dönüşmesidir.
Yeni bir kapı.
Aynı ruh.
Daha net bir vizyonla.
Daha güçlü bir kimlikle.
Ne olmak istediğinden daha emin.
Bilenler için.
Hissedenler için.
Her zaman bunun bir parçası olanlar için.
Daha uzun kalanlar için.
Daha derine bakanlar için.
Hem mekândan hem kendilerinden daha fazlasını isteyenler için.
Geceyi takip etmeyen,
onu şekillendirenler için.
Bazı gecelerin sadece yaşandığını,
bazılarının ise
yalnızca bir kez kaçırıldığını bilenler için.